Sevgi eksik değil
Bu iki rakam AÇEV'in 2015-2017 arasında 51 ilde 3.235 babayla yaptığı "Türkiye'de Babalığı Anlamak" araştırmasından. Aynı araştırmadan birkaç sayı daha:
| Davranış | "Hiç yapmadım" diyen babalar |
|---|---|
| Bez değiştirmek | %36 |
| Tırnak kesmek | %35 |
| Tuvalete götürmek | %50 |
Bu tabloya bakıp "babalar çocuklarını sevmiyor" sonucuna varmak kolay ama yanlış olur. Araştırmanın kendisi bunu çürütüyor: sevgi neredeyse herkeste var. Eksik olan başka bir şey.
Peki katılım neyi değiştiriyor?
Uluslararası araştırmalar babanın erken dönemdeki katılımıyla çocuğun gelişimi arasında tutarlı bir ilişki gösteriyor.
İngiltere'de yürütülen ALSPAC doğum kohortunda, babası daha katılımcı olan çocuklarda 9 ve 11 yaşlarında davranış sorunları daha az görülmüş. Sosyal-duygusal gelişim üzerine yapılan meta-analizler de babanın katılımıyla olumlu gelişim arasında ilişki buluyor. Daha uzun vadeli çalışmalar, çocuklukta babanın katılımının yetişkinlikteki stres düzenleme sistemiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Burada dürüst olmak gerekiyor: bunlar ilişki bulguları, garanti değil. "Bez değiştirmezsen çocuğun sana küser" diyen bir araştırma yok. Ama aynı yönü gösteren çok sayıda çalışma var ve bu, dikkate alınmayı hak ediyor.
En rahatlatıcı bulgu: mesele saat sayısı değil
ALSPAC verisinde şaşırtıcı bir ayrıntı var. Çocuğun sonraki davranış sorunlarıyla ilişkili çıkan şey, babanın yaptığı bakım işlerinin miktarı olmamış. Belirleyici olan; babanın çocuğuna duygusal yanıtı ve kendini ebeveyn olarak güvende hissetmesi olmuş.
Bu, çok çalışan ve eve geç gelen bir baba için önemli bir bilgi. Katılım bir mesai değil. Günde on beş dakika gerçekten oradaysan, üç saat aynı odada telefona bakmaktan farklı bir şey oluyor.
Bugün yapabileceğin şeyler
Değişim büyük kararlarla değil, bir işi sonuna kadar sahiplenmekle başlıyor. Aşağıdakilerin hepsi bugün başlayabilir:
- Bir işi tamamen üstlen. Yarısını değil, hatırlatılmasını beklemeden hepsini. Banyo senin olsun, ya da gece nöbetinin bir bölümü.
- Randevu takibini al. Tarihleri bilmek, soruları hazırlamak, sonrasında not almak. Bu görünmeyen işin en kolay devredilebilir parçası.
- Bebeğin sakinleşmesini bekleme, denemeye devam et. Sakinleştirmek doğuştan gelmiyor, tekrarla öğreniliyor. İlk seferde olmaması normal.
- Konuş. Bebek anlamıyor gibi görünse de sesin tanıdık hale geliyor ve bağ böyle kuruluyor.
- Kendi babandan neyi devam ettireceğine karar ver. Bazı şeyleri sürdürürsün, bazılarını kendinde bitirirsin. İkisi de senin elinde.
Bunu eşine göstermek isteyen anneler için
Bu yazıyı okuyanların bir kısmı babalar değil, babaların eşleri olacak. Bu konuyu açmanın kavgaya dönüşmeden bir yolu var.
İşe yarayan şey genellikle şu: konuyu kişisel bir şikâyet olarak değil, ortak bir bilgi olarak açmak. "Sen hiçbir şey yapmıyorsun" ile "şunu okudum, ilginç geldi" arasında bambaşka iki konuşma var. İkincisinde kimse savunmaya geçmiyor.
Bir de somut bir iş öner. "Daha çok ilgilen" belirsiz ve bunaltıcı. "Randevuları sen takip eder misin?" net, sınırlı ve yapılabilir. Çoğu baba isteksiz olduğu için değil, nereden başlayacağını bilmediği için kenarda duruyor.
Sık sorulan sorular
Türkiye'de babalar bakıma ne kadar katılıyor?
AÇEV araştırmasına göre babaların %91'i birincil sorumlunun anne olduğunu söylüyor; %36'sı hiç bez değiştirmemiş.
Babanın katılımı çocuğu nasıl etkiliyor?
Araştırmalar sosyal-duygusal gelişimle olumlu ilişki gösteriyor. Bunlar ilişki bulgularıdır, kesin sonuç değil.
Çok çalışıyorum, yeterince vakit ayıramıyorum. Ne yapmalıyım?
Bulgular sürenin uzunluğundan çok ilginin niteliğine işaret ediyor. Kısa ama gerçekten orada olduğun bir zaman, uzun ve dalgın bir zamandan farklı.
Geç mi kaldım?
Katılım her yaşta anlamlı. Erken başlamak kolaylaştırır ama sonradan başlamak da mümkün.
Araştırma kaynakları
Bulgular gözlemsel çalışmalara dayanır; ilişki gösterir, tek başına neden-sonuç kanıtlamaz.
Baba olmak öğrenilir. Biz yanındayız.
Babba'nın ilk beta grubuna katıl: gebelikten bebeğin ilk yıllarına, bebeğin, eşin ve senin için Türkiye'ye özel rehber.
Erken erişim listesine katıl